türkçeöğren
استكشف
🔍
نذهب للحديقة Parka Gidiyoruz
الرئيسية←استماع ومحادثة

نذهب للحديقة Parka Gidiyoruz

beginner📅 ٣ يونيو ٢٠٢٦· تحديث: ٥ أكتوبر ٢٠٢٦⏱ 6 دقيقة قراءة🎧 متوفر صوتياً
محتويات الدرس
النص المكتوب لمقطع الاستماعنذهب إلى الحديقةأخذ الإذن من الأمأخذ موافقة الأخ للذهاب في النزهةبداية النزهة و شرح ما يحدث لعمرنذهب للحديقة للسؤال عن كل الأصدقاءالطفلة هندانشراء المثلجات في النزهةنهاية النزهة و الذهاب إلى البيت
استمع مع الكاريوكي
اضغط للتشغيل — النص يتابع تلقائياً
🎤 نص الحوار — كاريوكي
Ayşe: Anne ne yapıyorsun
عائشة: أمي ماذا تفعلين ؟
Anne: Yemek pişiriyorum. Köfte yapıyorum. Sen ne yapıyorsun
الأم: أطبخ الطعام. أطبخ الكفتة. أنت ماذا تفعلين ؟
Ayşe: Ben oturuyorum, ama sıkıldım
عائشة: إنني جالسة، و لكنني مللت
Anne: Ne yapmak istiyorsun
الأم: ماذا تريدين أن تفعلي ؟
Ayşe: Parka gitmek istiyorum. Abimi de götürmek istiyorum
عائشة: أريد الذهاب للحديقة. أريد أن آخذ أخي أيضاً
Anne: Tamam gidin. Abin göremiyor, unutma. Çok dikkatli ol
الأم: تمام اذهبوا. لا تنسٍ أخوك لا يستطيع الرؤية. كوني حذرة جداً
Ayşe: Tamam anne, merak etme
عائشة: تمام أمي، لا تقلقي
Ayşe: Abi, abi
عائشة: أخي أخي !
Ömer: Efendim Ayşe
عمر: نعم عائشة
Ayşe: Ne yapıyorsun
عائشة: ماذا تفعل ؟
Ömer: Müzik dinliyorum
عمر: استمع للموسيقا
Ayşe: Parka gitmek istiyor musun
عائشة: هل تريد الذهاب للحديقة ؟
Ömer: Şimdi mi
عمر: الآن ؟
Ayşe: Evet, şimdi
عائشة: نعم الآن
Ömer: Immm hayır, parka gitmek istemiyorum. Müzik dinlemek istiyorum
عمر: امممم لا، لا أريد الذهاب للحديقة. أريد سماع الموسيقا
Ayşe: Hadi abi lütfen şimdi gidelim
عائشة: هيا يا أخي من فضلك فلنذهب الآن
Ömer: Peki Ayşe. Bastonumu getirir misin
عمر: حسناً عائشة. هل يمكن أن تحضري - عصى الكفيف
Ayşe: Getirdim bile, işte burada
عائشة: ها أنا أحضرتها ، إنها هنا
Ayşe: Abi Osman Amca el sallıyor. Merhaba Osman Amca
عائشة: أخي، العم عصمان يلوح بيده. مرحباً عم عصمان !
Osman: Merhaba Ayşe. Merhaba Ömer. Ne yapıyorsunuz
عصمان: مرحبا عائشة، مرحبا عمر، ماذا تفعلون ؟
Ömer: Geziyoruz Osman Amca. Sen ne yapıyorsun
عمر: إننا نتجول يا عم عصمان. أنت ماذا تفعل ؟
Osman: Alışveriş yapıyorum Ömer. Nereye gidiyorsunuz
عصمان: إنني أتسوق يا عمر، إلى أين تذهبون ؟
Ayşe: Parka gidiyoruz. Abimi gezdiriyorum
عائشة: إننا نذهب إلى الحديقة، آخذ أخي بنزهة
Osman: Aferin Ayşe. Size iyi günler
عصمان: أحسنت يا عائشة، أياماً طيبة لكما
Ayşe ve Ömer: İyi günler Osman Amca
عائشة و عمر: أياماً طيبة يا عم عصمان
Ayşe: Şimdi parka giriyoruz abi. Oturmak istiyor musun
عائشة: إننا الآن نذهب للحديقة يا أخي. هل تريد الجلوس ؟
Ömer: Evet, istiyorum. Yoruldum
عمر: نعم أريد لقد تعبت
Ayşe: Tamam, hadi oturalım
عائشة: تمام، هيا بنا لنجلس
Ömer: Parkta kaç kişi var
عمر: كم شخصاً في الحديقة ؟
Ayşe: Parkta on kişi var
عائشة: يوجد في الحديقة عشرة أشخاص
Ömer: Hmmm. Parkta kimler var
عمر: اممم من يوجد في الحديقة ؟
Ayşe: Parkta Pınar, Zeynep, Mehmet, Tuğba, Mahmut, Bilal ve Aslı var
عائشة: يوجد في الحديقة بنار، زينب، محمد، توبه، محمود، بلال و أصلي
Ömer: Pınar ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل بنار ؟
Ayşe: Pınar ve Bilal sohbet ediyor
عائشة: بنار و بلال يتحدثان إلى بعضهما
Ömer: Onlar oturuyorlar mı
عمر: هل هم يجلسون ؟
Ayşe: Hayır, onlar yürüyorlar
عائشة: لا إنهم يمشون
Ömer: Zeynep ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل زينب ؟
Ayşe: Zeynep spor yapıyor
عائشة: زينب تمارس الرياضة
Ömer: Mehmet, Mehmet ne yapıyor
عمر: محمد، ماذا يفعل محمد ؟
Ayşe: O kitap okuyor
عائشة: إنه يقرأ كتاباً
Çocuk: Merhaba abi. Siz burada ne yapıyorsunuz
الطفلة: مرحبا يا أخي، ماذا تفعلون هنا ؟
Ayşe: Ben abime parkı anlatıyorum
عائشة: أنا أشرح لأخي ما يحدث في الحديقة
Çocuk: Neden sen anlatıyorsun
الطفلة: لما تقومين بالشرح ؟
Ömer: Ben göremiyorum
عمر: أنا لا أرى
Çocuk: Yaaa. Adın ne abi
الطفلة: ياااا ما اسمك يا أخي
Ömer: Benim adım Ömer. Senin adın ne
عمر: اسمي عمر، ما اسمك أنت ؟
Çocuk: Benim adım Handan. Senin adın ne abla
الطفلة: اسمي هندان، ما اسمك يا أختي ؟
Ayşe: Benim adım Ayşe. Tanıştığımıza memnun oldum
عائشة: اسمي عائشة، سررت بالتعرف عليك
Çocuk: Ben de
الطفلة: و أنا أيضاً
Ayşe: Kaç yaşındasın Handan
عائشة: كم عمرك يا هندان ؟
Çocuk: Sekiz yaşındayım Ayşe Abla
الطفلة: عمري 8 سنوات يا أختي عائشة
Ömer: Nerelisin peki
عمر: حسناً من أين أنت ؟
Çocuk: Ankaralıyım. Bu ne
الطفلة: إنني من أنقرة. ما هذا ؟
Ayşe: O bir baston. Ömer Abin onunla yürüyor
عائشة: هذه عصى المكفوفين، أخي عمر يمشي بواسطتها
Çocuk: Anladım. Biraz da ben parkı anlatmak istiyorum
الطفلة: لقد فهمت. أريد أنا أيضاً أن أشرح لك ما يحدث في الحديقة
Ömer: Çok sevinirim
عمر: سعدت بذلك كثيراً
Handan: Bir çocuk okula gidiyor. Immmm iki kadın sohbet ediyor
هندان: أحد الأطفال يذهب للمدرسة. امممم سيدتان تتحدثان لبعضهما
Ömer: Başka? Çocuklar oyun oynuyor mu
عمر: و أيضاً ؟ هل يلعب الأطفال لعبة ؟
Handan: Evet, çocuklar oyun oynuyor
هندان: نعم الأطفال يلعبون لعبة
Ömer: Sen de oyun oynamak istiyor musun
عمر: أنت أيضاً هل تريدين أن تلعبي لعبة ؟
Handan: Evet, evet. Arkadaşlarım beni bekliyor
هندان: نعم نعم أصدقائي ينتظرونني
Ayşe: Tamam görüşürüz Handan
عائشة: تمام إلى اللقاء هندان
Handan: Görüşürüz, hoşça kalın
هندان: إلى اللقاء، وداعاً
Ayşe: Yoldan bir çiçekçi geçiyor
عائشة: يمر بائع زهور في الطريق
Ömer: Çiçekçi şu an ne yapıyor
عمر: بائع الزهور ماذا يفعل الآن ؟
Ayşe: Bir çiçek kokluyor
عائشة: إنه يشم زهرة
Ömer: Başka
عمر: و أيضاً ؟
Ayşe: Bir polis su içiyor. Bir teyze dinleniyor
عائشة: شرطي يشرب الماء. أحد الخالات تستريح
Ömer: Tuğba ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل توبه ؟
Ayşe: Tuğba top oynuyor
عائشة: توبه تلعب الكرة
Ömer: Hmm. Peki başka kim var
عمر: اممم حسناً و أيضاً من يوجد ؟
Ayşe: Aslı
عائشة: أصلي
Ömer: Aslı ne yapıyor
عائشة: ماذا تفعل أصلي ؟
Ayşe: Aslı dondurma yiyor. Sen de dondurma yemek istiyor musun
عائشة: أصلي تأكل المثلجات. هل تريد المثلجات أنت أيضاً ؟
Ömer: Evet, dondurma yemek istiyorum
عمر: نعم، أريد تناول المثلجات
Ayşe: Aaa bir dondurmacı geliyor. Ben dondurma almaya gidiyorum
عائشة: اااا أحد بائعي المثلجات يأتي. سأذهب لأشتري المثلجات
Ömer: Tamam, ben bekliyorum
عمر: تمام، إنني أنتظر
Adam: Selam, saat kaç
رجل: سلام، كم الساعة ؟
Ömer: Bilmiyorum. Ben göremiyorum
عمر: لا أعرف إنني لا أرى
Ayşe: Ne oluyor
عائشة: ماذا يحدث ؟
Ömer: Saati soruyor
عمر: يسأل عن الساعة
Ayşe: Saat üç
عائشة: الساعة الثالثة
Adam: Teşekkür ederim, iyi günler
الرجل: شكراً أياماً طيبة
Ayşe: Rica ederim, size de iyi günler. Al abi işte dondurma
عائشة: عفواً و لك أيضاً أياماً طيبة. خذ يا أخي هذه المثلجات
Ömer: Teşekkür ederim Ayşe
عمر: شكراً يا عائشة
Ömer: Bugün pazar. Tüm gün gezdik
عمر: اليوم الأحد. لقد تجولنا طوال اليوم
Ayşe: Evet, yarın pazartesi. Yani okul var
عائشة: نعم غداً يوم الاثنين، يعني يوجد مدرسة
Ömer: Evet, haklısın. Artık eve gidip dinlenmek istiyorum
عمر: نعم، إنك محقة، أريد الذهاب إلى المنزل و استريح الآن
Ayşe: Aaaa! Yağmur yağıyor
عائشة: اااا ! المطر يهطل
Ömer: Çocuklar gidiyorlar mı
عمر: هل الأطفال يذهبون ؟
Ayşe: Evet, çocuklar evlerine koşuyorlar
عائشة: نعم، الأطفال يركضون إلى منازلهم
Ömer: O zaman biz de eve gidelim
عمر، إذاً نحن أيضاً فلنذهب إلى البيت
Ayşe: Tamam abi
عائشة: حسناً يا أخي

النص المكتوب لمقطع الاستماع

“

عائشة ضجرت من المنزل و تريد الذهاب هي و أخوها عمر إلى الحديقة، كان يوم أحد و هو يوم عطلة ، أخذت عائشة موافقة أمها في الذهاب في نزهة و من ثم ذهبت إلى أخيها عمر و قالت له أن علينا أن نذهب للحديقة. أخوها عمر لا يرى و بالتالي هي ساعدته في ذهابه و أخذت تشرح له ما يجري ضمن الحديقة و ما تراه هي و هو يستمع و يحس بالذي يدور من حوله




نذهب إلى الحديقة

أخذ الإذن من الأم

? Ayşe: Anne ne yapıyorsun
عائشة: أمي ماذا تفعلين ؟

? Anne: Yemek pişiriyorum. Köfte yapıyorum. Sen ne yapıyorsun
الأم: أطبخ الطعام. أطبخ الكفتة. أنت ماذا تفعلين ؟

Ayşe: Ben oturuyorum, ama sıkıldım
عائشة: إنني جالسة، و لكنني مللت

? Anne: Ne yapmak istiyorsun
الأم: ماذا تريدين أن تفعلي ؟

Ayşe: Parka gitmek istiyorum. Abimi de götürmek istiyorum
عائشة: أريد الذهاب للحديقة. أريد أن آخذ أخي أيضاً

Anne: Tamam gidin. Abin göremiyor, unutma. Çok dikkatli ol
الأم: تمام اذهبوا. لا تنسٍ أخوك لا يستطيع الرؤية. كوني حذرة جداً

Ayşe: Tamam anne, merak etme
عائشة: تمام أمي، لا تقلقي

أخذ موافقة الأخ للذهاب في النزهة

! Ayşe: Abi, abi
عائشة: أخي أخي !

Ömer: Efendim Ayşe
عمر: نعم عائشة

? Ayşe: Ne yapıyorsun
عائشة: ماذا تفعل ؟

Ömer: Müzik dinliyorum
عمر: استمع للموسيقا

? Ayşe: Parka gitmek istiyor musun
عائشة: هل تريد الذهاب للحديقة ؟

? Ömer: Şimdi mi
عمر: الآن ؟

Ayşe: Evet, şimdi
عائشة: نعم الآن

Ömer: Immm hayır, parka gitmek istemiyorum. Müzik dinlemek istiyorum
عمر: امممم لا، لا أريد الذهاب للحديقة. أريد سماع الموسيقا

Ayşe: Hadi abi lütfen şimdi gidelim
عائشة: هيا يا أخي من فضلك فلنذهب الآن

? Ömer: Peki Ayşe. Bastonumu getirir misin
عمر: حسناً عائشة. هل يمكن أن تحضري - عصى الكفيف

Ayşe: Getirdim bile, işte burada
عائشة: ها أنا أحضرتها ، إنها هنا

بداية النزهة و شرح ما يحدث لعمر

! Ayşe: Abi Osman Amca el sallıyor. Merhaba Osman Amca
عائشة: أخي، العم عصمان يلوح بيده. مرحباً عم عصمان !

? Osman: Merhaba Ayşe. Merhaba Ömer. Ne yapıyorsunuz
عصمان: مرحبا عائشة، مرحبا عمر، ماذا تفعلون ؟

? Ömer: Geziyoruz Osman Amca. Sen ne yapıyorsun
عمر: إننا نتجول يا عم عصمان. أنت ماذا تفعل ؟

? Osman: Alışveriş yapıyorum Ömer. Nereye gidiyorsunuz
عصمان: إنني أتسوق يا عمر، إلى أين تذهبون ؟

Ayşe: Parka gidiyoruz. Abimi gezdiriyorum
عائشة: إننا نذهب إلى الحديقة، آخذ أخي بنزهة

Osman: Aferin Ayşe. Size iyi günler
عصمان: أحسنت يا عائشة، أياماً طيبة لكما

Ayşe ve Ömer: İyi günler Osman Amca
عائشة و عمر: أياماً طيبة يا عم عصمان

? Ayşe: Şimdi parka giriyoruz abi. Oturmak istiyor musun
عائشة: إننا الآن نذهب للحديقة يا أخي. هل تريد الجلوس ؟

Ömer: Evet, istiyorum. Yoruldum
عمر: نعم أريد لقد تعبت

Ayşe: Tamam, hadi oturalım
عائشة: تمام، هيا بنا لنجلس

? Ömer: Parkta kaç kişi var
عمر: كم شخصاً في الحديقة ؟

Ayşe: Parkta on kişi var
عائشة: يوجد في الحديقة عشرة أشخاص

? Ömer: Hmmm. Parkta kimler var
عمر: اممم من يوجد في الحديقة ؟

Ayşe: Parkta Pınar, Zeynep, Mehmet, Tuğba, Mahmut, Bilal ve Aslı var
عائشة: يوجد في الحديقة بنار، زينب، محمد، توبه، محمود، بلال و أصلي

نذهب للحديقة للسؤال عن كل الأصدقاء

? Ömer: Pınar ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل بنار ؟

Ayşe: Pınar ve Bilal sohbet ediyor
عائشة: بنار و بلال يتحدثان إلى بعضهما

? Ömer: Onlar oturuyorlar mı
عمر: هل هم يجلسون ؟

Ayşe: Hayır, onlar yürüyorlar
عائشة: لا إنهم يمشون

? Ömer: Zeynep ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل زينب ؟

Ayşe: Zeynep spor yapıyor
عائشة: زينب تمارس الرياضة

? Ömer: Mehmet, Mehmet ne yapıyor
عمر: محمد، ماذا يفعل محمد ؟

Ayşe: O kitap okuyor
عائشة: إنه يقرأ كتاباً

الطفلة هندان

? Çocuk: Merhaba abi. Siz burada ne yapıyorsunuz
الطفلة: مرحبا يا أخي، ماذا تفعلون هنا ؟

Ayşe: Ben abime parkı anlatıyorum
عائشة: أنا أشرح لأخي ما يحدث في الحديقة

? Çocuk: Neden sen anlatıyorsun
الطفلة: لما تقومين بالشرح ؟

Ömer: Ben göremiyorum
عمر: أنا لا أرى

? Çocuk: Yaaa. Adın ne abi
الطفلة: ياااا ما اسمك يا أخي

? Ömer: Benim adım Ömer. Senin adın ne
عمر: اسمي عمر، ما اسمك أنت ؟

? Çocuk: Benim adım Handan. Senin adın ne abla
الطفلة: اسمي هندان، ما اسمك يا أختي ؟

Ayşe: Benim adım Ayşe. Tanıştığımıza memnun oldum
عائشة: اسمي عائشة، سررت بالتعرف عليك

Çocuk: Ben de
الطفلة: و أنا أيضاً

? Ayşe: Kaç yaşındasın Handan
عائشة: كم عمرك يا هندان ؟

Çocuk: Sekiz yaşındayım Ayşe Abla
الطفلة: عمري 8 سنوات يا أختي عائشة

? Ömer: Nerelisin peki
عمر: حسناً من أين أنت ؟

? Çocuk: Ankaralıyım. Bu ne
الطفلة: إنني من أنقرة. ما هذا ؟

Ayşe: O bir baston. Ömer Abin onunla yürüyor
عائشة: هذه عصى المكفوفين، أخي عمر يمشي بواسطتها

Çocuk: Anladım. Biraz da ben parkı anlatmak istiyorum
الطفلة: لقد فهمت. أريد أنا أيضاً أن أشرح لك ما يحدث في الحديقة

Ömer: Çok sevinirim
عمر: سعدت بذلك كثيراً

Handan: Bir çocuk okula gidiyor. Immmm iki kadın sohbet ediyor
هندان: أحد الأطفال يذهب للمدرسة. امممم سيدتان تتحدثان لبعضهما

? Ömer: Başka? Çocuklar oyun oynuyor mu
عمر: و أيضاً ؟ هل يلعب الأطفال لعبة ؟

Handan: Evet, çocuklar oyun oynuyor
هندان: نعم الأطفال يلعبون لعبة

? Ömer: Sen de oyun oynamak istiyor musun
عمر: أنت أيضاً هل تريدين أن تلعبي لعبة ؟

Handan: Evet, evet. Arkadaşlarım beni bekliyor
هندان: نعم نعم أصدقائي ينتظرونني

Ayşe: Tamam görüşürüz Handan
عائشة: تمام إلى اللقاء هندان

Handan: Görüşürüz, hoşça kalın
هندان: إلى اللقاء، وداعاً

شراء المثلجات في النزهة

Ayşe: Yoldan bir çiçekçi geçiyor
عائشة: يمر بائع زهور في الطريق

? Ömer: Çiçekçi şu an ne yapıyor
عمر: بائع الزهور ماذا يفعل الآن ؟

Ayşe: Bir çiçek kokluyor
عائشة: إنه يشم زهرة

? Ömer: Başka
عمر: و أيضاً ؟

Ayşe: Bir polis su içiyor. Bir teyze dinleniyor
عائشة: شرطي يشرب الماء. أحد الخالات تستريح

? Ömer: Tuğba ne yapıyor
عمر: ماذا تفعل توبه ؟

Ayşe: Tuğba top oynuyor
عائشة: توبه تلعب الكرة

? Ömer: Hmm. Peki başka kim var
عمر: اممم حسناً و أيضاً من يوجد ؟

Ayşe: Aslı
عائشة: أصلي

? Ömer: Aslı ne yapıyor
عائشة: ماذا تفعل أصلي ؟

? Ayşe: Aslı dondurma yiyor. Sen de dondurma yemek istiyor musun
عائشة: أصلي تأكل المثلجات. هل تريد المثلجات أنت أيضاً ؟

Ömer: Evet, dondurma yemek istiyorum
عمر: نعم، أريد تناول المثلجات

Ayşe: Aaa bir dondurmacı geliyor. Ben dondurma almaya gidiyorum
عائشة: اااا أحد بائعي المثلجات يأتي. سأذهب لأشتري المثلجات

Ömer: Tamam, ben bekliyorum
عمر: تمام، إنني أنتظر

? Adam: Selam, saat kaç
رجل: سلام، كم الساعة ؟

Ömer: Bilmiyorum. Ben göremiyorum
عمر: لا أعرف إنني لا أرى

? Ayşe: Ne oluyor
عائشة: ماذا يحدث ؟

Ömer: Saati soruyor
عمر: يسأل عن الساعة

Ayşe: Saat üç
عائشة: الساعة الثالثة

Adam: Teşekkür ederim, iyi günler
الرجل: شكراً أياماً طيبة

Ayşe: Rica ederim, size de iyi günler. Al abi işte dondurma
عائشة: عفواً و لك أيضاً أياماً طيبة. خذ يا أخي هذه المثلجات

Ömer: Teşekkür ederim Ayşe
عمر: شكراً يا عائشة

نهاية النزهة و الذهاب إلى البيت

Ömer: Bugün pazar. Tüm gün gezdik
عمر: اليوم الأحد. لقد تجولنا طوال اليوم

Ayşe: Evet, yarın pazartesi. Yani okul var
عائشة: نعم غداً يوم الاثنين، يعني يوجد مدرسة

Ömer: Evet, haklısın. Artık eve gidip dinlenmek istiyorum
عمر: نعم، إنك محقة، أريد الذهاب إلى المنزل و استريح الآن

Ayşe: Aaaa! Yağmur yağıyor
عائشة: اااا ! المطر يهطل

? Ömer: Çocuklar gidiyorlar mı
عمر: هل الأطفال يذهبون ؟

Ayşe: Evet, çocuklar evlerine koşuyorlar
عائشة: نعم، الأطفال يركضون إلى منازلهم

Ömer: O zaman biz de eve gidelim
عمر، إذاً نحن أيضاً فلنذهب إلى البيت

Ayşe: Tamam abi
عائشة: حسناً يا أخي


واتسابتيليجرامفيسبوكX